Sinemada film izlemek istiyorum, reklam değil!

yazan Aydın Özön | 19 Aralık 2009

Uzun zamandır beni rahatsız eden bir konu, son zamanlarda acı veren hatta tiksindiren bir hal aldı. Televizyonda çok sevmeme rağmen izleyemediğim dizileri prime time'da değil gece yarısından sonra tekrarını yakalayarak izleyebiliyorum. Sebebi, çooook uzun reklam bombardımanından korunma...

Özellikle çalışan kişilerin değerli zamanlarına tecavüz edilmemesi gerekiyor. Televizyonun (ücretsiz olanların) reklam politikasını eleştirmek anlamsız. Elinizde kumanda var, beğenmezseniz izlemezsiniz. İzleyeceğiniz bir filmse ve reklam izlemek istemiyorsanız, filmin DVD yada CD'sini alıp özgürce davranmanız mümkün. Evet, iyi hizmet için para ödemeniz gerekiyor. Ücret ödemiyorsanız karşılığında reklam seyretmeniz çok doğal.

Sinemaya da ücret ödüyoruz... Ancak tüketici haklarını hiçe sayan bir durum olan reklam izletme süreci yaygınlaşarak devam ediyor. İşin etik olmayan tarafı aslında rahatsız eden. Filme girmeden önce nekadar reklam izleyeceğinizi bilmeniz gerekir. En son (hangi sinema olduğu önemli değil, genel durum bu çünkü) gittiğim filmde (gişe hasılatı yüksek olan filmlerden biri) keyifle izlemeye başlamak için bilet üzerindeki seans saatinin 35 dakika geçmesi gerekti. Yeni filmlerin fragmanları, satışa yönelik reklamlar, kamusal bilinç ve bilgilendirme kampanya filmleri derken 35 dakikanın nasıl geçtiğini anlayamadım desem YALAN olur. Çok sinirlendim ve bi okadar üzüldüm. Çünkü herkes homurdanmasına rağmen tepkiler ıslık ve alkışın ötesine geçemedi.

Neyse, 10 dakika aranın ardından izlemek zorunda bırakıldığımız 35 dakikalık reklamın ardından sağ salim (bedensel olarak, kesinlikle ruhsal değil) filmi bitirebildik. Keyifsiz geçen saatlerin ardından evin yolunu tuttuk...

Ama içimi kemiren bu konuyu en azından yazarak tepkimi göztermek istiyorum. Yazarak diyorum, çünkü bu yazıyı okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Sözüm film dağıtım şirketleri ve sinema yöneticilerine.

Reklam mı izletecek siniz? Bunu göz görecek şekilde ilan etmelisiniz. İzleyiciyi, bileti alıp salon kapısına geldiğinde, uyduruk küçük bir kağıda yazılmış bir yazıyla karşı karşıya bırakmamalısınız. Çünkü bu düpedüz sahtekarlık, tüketiciyi kandırmaktır. Neye mağruz kalacağımı önceden bilmek isterim.

Reklam mı izletecek siniz? Bunun toplam süresi kesinlikle 35 dakika olmamalı. Hele hele ses sistemini zorlayacak derecede, daha önemlisi kulaklarımızı rahatsız decek seviyede izlemek reklamın akılda kalıcılığını değil, aksine reklamı yapılan ürün yada hizmete antipati derecesini arttıracaktır.

Reklam mı izleteceksiniz? Uzun mu olacak? Ozaman bilet ücretini düşürün. Yada izlemek istemeyen biraz daha para versin. Sektörün ölmesini kimse (özellikle ben) istemez.

Reklam mı izletecek siniz? Ozaman adil ve açık davranın. Daha da kötüsü DVD'si piyasaya çıkmamış filmleri korsandan alıp evde izleyen kişileri ödüllendirip, ücretini ödeyen ve sektöre destek veren sadık izleyicilere haksızlık edersiniz. Aksi taktirde insafsızlık yapmış olur ve seyirci kaybedersiniz.

Yasalardaki açıkları bir kenara bırakıp, lütfen, rica ediyorum, izleyiciyi perdeye küstürmeyin. Sinemada film izleme keyfimizi elimizden almayın.

Aydın Özön
17.12.2009


« Yazılara geri dönün