Bu Ekibi İzleyin - Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kabatepe Tanıtım Merkezi Fikir Yarışması
yazan | 8 Aralık 2009

MÜZE OLUŞUM KAVRAMLARI
Gerçekleştirilmesi planlanan Kabatepe Tanıtım ve Similasyon Merkezi, Gelibolu Yarımadasındaki yeşil dokuya ve çevreye zarar vermeyecek şekilde tasarlanmış, binanın tümü yeşille barışık ve beyaz bir sadelikte oluşturulmuştur. Binanın kavramı (ana fikri) bina içerisindeki sanal sunumlarda ve tüm görsellerinde tek bir düşünce hakim olmuştur. Bu düşünce çevreyle uyumlu, fikir olarak geçmişe, şimdiye ve geleceğe uzanan yaşam gerçekliğidir. Binanın oluşumdaki düşünce - kavram, Gelibolu Yarımadasında 1914 -1915 yıllarında yaşanan savaşın anlatıldığı bir yer olmanın ötesinde, nedenleri ve sonuçları ile bugüne getiren bir gerçeklikte düşünülmüştür.
Yaşadığı toprakları savunmaya çalışan gençlerimiz “insanlığın sonuçları” Çanakkale’de yazdıkları destan ile hem kendi topraklarımızda, hem de bütün dünyada yeni başlangıçların oluşmasına sebep olmuşlardır.
Kurtuluş Savaşının bilinci ve yeni Türkiye’nin temelleri burada atılmış, neden Gelibolu’da olduklarını bilemeyen genç Anzaklar, savaş sonrası ulus bilincinin gelişmesine sebep olmuş, dünyada 1. Dünya Savaşının uzamasını, Çarlık Rusyasının çökmesine ve Komünizm İhtilalinin hızlanmasına sebep olmuş ve İngiliz hükümetinin istifa etmesine yol açmıştır.
Tüm bu nedenlerle Çanakkale’de yaşananlar her boyutu ile bugünle güçlü bağlantıları olan bir savaştı.
Binanın tasarımında, her noktasında savaş süresi ile sınırlı kalmamaksızın, gelecekle ziyaret edecek olan her genç veya yaşlı kişilerin zamansız bir karşılaştırma yapması amaçlanmıştır.

Binanın spiral yükselişi, tarihsel süreçteki devamlılığı tanımlamakla birlikte, aynı zamanda toprak altını, sıfır noktasını (yüzey) ve gökyüzüne yükselişi simgelemektedir.
Elips yapıya (-) kodundan sade ve olabildiğince tanımsız bir mekandan izleyici içeri alınır, giriş holünden sonra sürpriz mekanlar tarihsel süreklilik içerisinde oluşmaya başlar, ve bu oluşum binanın en üst noktasında, savaşın önemli aşamalarının oluştuğu gerçek görüntülerle binanın terasında son bulur.

*İzleyici binaya, hayal gücüne bırakılan, koku ve seslerle desteklenen mevzii kısmından alınır. Bu bölümde ziyaretçi derinden gelen savaş seslerini ve toprak kokusunu alır.
*Nusrat Mayın Gemisinin destansı öyküsünün birebir hissedilebilmesi için Nusrat’a ait tüm bilgiler ve görsellerle desteklenmiş bir alan oluşturulacak, ziyaretçi Nusrat Mayın Gemisinin hologram bir maketini üç boyutlu olarak görebilecek, gemiye ait mayının 1/1 maketine dokunabilme şansına sahip olacaktır.
*Seyit Onbaşı’nın destansı öyküsünün sahnesi canlandırılarak 275 kilogram ağırlığındaki merminin 1/1 maketi sergilenerek ziyaretçilerin merminin büyüklüğünü ve ağırlığını hissedebilecekleri bir mekan detay sağlanacaktır.
*57. Alayın yaşadığı süreçte büyük bir savaşın değişiminin küçük bir ana bağlı olduğu görülür. O “anda”; “düşmandan kaçılmaz”, “cephaneniz yoksa süngünüz var”, “işte kazandığımız an budur”, savaşın kaderini değiştirmiştir.

57. Alayın tümünün şehit olduğu ve bugün bile ordumuzda 57. Alayın olmadığı gerçekliği ile ölen askerler anısına müze içerisinde simgesel bir yapılanma gerçekleştirilecektir.
*24 Mayıs tarihinde siperlerde o kadar çok ceset vardı ki, her iki taraf da ortak bir karar alarak defin için ceset toplamaya başladılar. Tarihin bu sessiz anını ölümsüzleştirmek için, bu anı simgeleyen siyah bir çukur oluşturulacaktır.
Yukarıda da gözlemlendiği gibi, müzede; başlangıç noktasında bulunan mevziilerden son noktası olan Arıburnu’nu gören terasa kadar Gelibolu Yarımadasında yaşanan, Türk kuvvetlerinin cesaret, direnç ve mücadelelerini gösteren olağanüstü olaylara yer verilmiş, müze parkurunda; Gelibolu Yarımadasında mükemmel bir şekilde donatılmış düşman kuvvetleri karşısında büyük bir inat ve azimle savaşın nasıl kazanıldığı resmedilmiştir.

GELİBOLU İNSANLIĞIN ÇOCUKLARI SONSUZLUK OLİMPİYATI
İnsanlık, süreç içerisinde sürekli değerlendireceği, tanımlayacağı ve yeniden anlamlandıracağı savaş sürecini yaşadı. Bu savaşın yaşanmışlık trajedisini geleceğe umut vereceği ve insanlığın bu trajediden ders almasına neden olarak bir “ umut” buluşması yaratmalıdır.
Bu savaşa katılan ya da katılmayan tüm dünya uluslarının ortak tutumunu simgeleyebilir.
Yaşananların trajedisini anlatacak nitelikte senfonik müzik eserlerinin çalınması simgesel bir anlam taşıyabilir.
Seçilen müzikler, her yıl olimpiyatların evrensel bir dili olarak çalınabilir, olimpiyatların temasını vurgulayabilir.
Olimpiyatlar için önerilen tarihler
10 Aralık - 23 Aralık
25 Nisan - 5 Mayıs
9 Ocak - 15 Ocak
Önerilen olimpiyatlar için düşünülen konu başlıkları:
a. Söz söyleme sanatı yarışmaları
Savaşın gerekliliği
Savaşın gereksizliği
Uluslar arası politikaların gizli olmadığı.
b. Beste yarışmaları : Jürinin seçeceği - bestelerin - müziklerin - seslendirilmiş hallerinin ilk icralarının gerçekleştirilmesi, senfonik müzik, pop müzik
c. Tiyatro oyunları ve müzikaller ile ilgili senaryo yarışmaları ve ilk icralarının Gelibolu ‘da gerçekleştirilmesi
d. Spor yarışmaları; pentatlon, dekatlon alanlarında yarışmalarının coğrafya ve tarihsel gerçekliğinde yapılması.
e. Heykel ve anıtsal değer taşıyan yarışmalar. Dünya çapında gelişerek büyüyen öneminin , anlamının ve alanların değerli malzeme olarak kullanılmasına, yaşatılmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunmak.
* Söz konusu bütün yarışmalar tüm dünyaya açık olacaktır. Jüri, savaşa katılan tüm ülkelerin temsilcilerinden seçilecek ve icralarının gerçekleştirilmesinde ortak bir dil yaratılacaktır.
EKİP
Art Direktör Aydın Özön
Oyuncu Yönetmen - Oyun Yazarı Tamer Levent
Mimar Meral Özdengiz Başak
Mimar Eren Başak
Heykeltraş Mihrişah Bora Türkkan
Prof. Tarihçi - Danışman Ünsal Yavuz
Yardımcılar:
Grafiker Halime Fişenk
Grafiker Tevfik İnanç İlisulu
« Yazılara geri dönün
